Kayserispor’un Eyüpspor karşısında aldığı 1-1’lik beraberlik, tabelada küçük ama anlamı büyük bir sonuç olarak kayıtlara geçti. Bu maç, kümede kalma yolunda kaçırılan önemli bir fırsattı. İlk yarıda sahada ne yaptığını bilmeyen, dağınık ve etkisiz bir görüntü vardı. Erling Moe’nin “berbat” sözleri abartı değil, sahadaki gerçeğin kısa bir özeti gibiydi. Rakibe teslim olunan o 45 dakika, maçın kaderini baştan zora soktu.
İkinci yarıda ise farklı bir Kayserispor izledik. Daha istekli, daha önde oynayan ve baskı kuran bir takım vardı sahada. Beraberlik golü geldi, hatta devamında galibiyet için umut veren anlar da yaşandı. Ancak futbolda en belirleyici şey sonuçtur. Üretilen pozisyonlar golle buluşmayınca verilen emek de yarım kalıyor. Kayserispor’un bu sezon özelinden en büyük problemi de tam olarak burada başlıyor.
Bu takım çok üretken olamamasına rağmen pozisyona giriyor ama bitiremiyor. Sezonun bu kritik döneminde bu eksiklik artık “küçük bir sorun” değil, doğrudan kader belirleyen bir zafiyet. Çünkü alt sıralarda mücadele eden takımlar için her gol, her puan hayati değer taşıyor. Kaçan her fırsat, ligde kalma umutlarını biraz daha zayıflatıyor. Bu yüzden artık sadece iyi oynamak yetmez, skoru da almak zorundasın.
Erling Moe’nin “son iki maç dram olacak” sözleri işte bu yüzden çok anlamlı. Çünkü artık geri dönüşü olmayan bir yola girildi. Önünde sadece iki maç var ve bu maçlar bir sezonun kaderini belirleyecek. Alanya deplasmanı ve Konya karşılaşması, sadece birer maç değil; ya devam ya tamam niteliğinde. Hata payı yok, telafi şansı yok.
Ancak bu noktada sadece sahaya bakmak eksik olur. Tribünlerin de bu mücadelede rolü büyük. Evet, yağmur altında takımı destekleyen, geriye düşüldüğünde ayağa kaldıran bir taraftar grubu vardı. Keşke sezon başından beri bu şekilde dolu tribünler olsaydı. Ama aynı tribünlerden sahaya atılan yabancı maddeler de oyunun ritmini bozdu. Bu tür davranışlar rakibi değil, doğrudan kendi takımını olumsuz etkiliyor. Üstelik olası bir seyirci cezası riski de cabası. Abi atmayın ya! Lütfen atmayın! Bunun kimseye faydası yok! Anlamıda yok! Sen sahaya biley attın diye sonuç değişmez, rakip yavaş oynuyorsa hızlanmaz aksine tutar bi tarafını yere yatar.
Gerçek destek; takımın yanında olmak kadar ona zarar vermemeyi de gerektirir. Çünkü artık Kayserispor’un kaybedecek hiçbir şeyi kalmadı. Önünde iki final var ve belki 6 puan bile yetmeyecek. Ama başka bir yol da yok. Bu takım ligde kalacaksa; sahada mücadele eden oyuncular, doğru hamleler yapan teknik heyet ve bilinçli destek veren taraftarla bunu başaracak. Aksi halde “dram” sadece bir ihtimal değil, kaçınılmaz bir son olur.
Yorumlar
Kalan Karakter: