Bu köşe yazısını kızım Ahsen Sevim Bacanak kaleme aldı. Ben de kendi köşemde sizlerle paylaşıyorum....
Çorak Neslin Gölgesinde Solan Çiçekler
İnsan, yük taşır gibi taşır mı hiç kendini?
Biz taşıyoruz.
Bir bataklık gibi hareket etsen batıyorsun sabit kalsan da ölüyosun
Bir çocuk düşünün…
Pencerenin arkasında, dışarıda oynayanları izliyor akışta olan bir hayat var
Ama o yok.
Biz, pencereden bakan çocuklarız işte
Oyuna dahil olamıyoruz
Sadece izliyoruz
Ama artık sadece izlemiyoruz… kabulleniyoruz.
Çünkü bu çorak nesil bize empatiyide sevmeyide
Sevilmeyide zayıflık olarak kabul ettirdi
Belki o pencere yok şimdi ama bizi geride tutan O duvarlar hala dimdik ayakta
Biz kimse üzülmesin diye ses çıkarmayan suskunlar’ın çocuklarıyız
Ama biz sustukça çürüdü
Çürüdükçe zehirledi
Sırf daha az kırılmak için…
Sırf bir daha o kadar derin hissetmemek için…
Ama dışarıda birileri hiç susmadı.
Onlar kırdı, onlar bağırdı, onlar ezdi.
oysaki Biz sustuğumuz için onların sesi gür çıktı. ve bunada iyiler hep kaybeder klişesini uydurdular
Çorak bir toprağa ekilmiş çiçekler gibiyiz biz.
Ne kadar çabalarsak çabalayalım,
toprak bizi beslemiyor zehirliyor.
Çünkü bu nesil, merhameti öldürdü.
Çünkü bu insanlar, duyguyu zayıflık sandı.
Çünkü bu düzen, en çok hissedeni cezalandırdı.
Ve biz, en çok hissedenlerdik.
Hissetmeyi güçsüzlük sananlar duygularını rafa kaldırdı ve biz her şeye rağmen inanmaya devam ettik
Çünkü hâlâ içinde bir yerlerde umut kalmıştı
Ama artık umut yorulur Umut’un yorulduğu yerde inanmışlık tükenir
Sözler bıçak duygular yük olur gözyaşları ise yakar geçer
Uykular kaçmaz sadece,
insan kendinden kaçar.
Ama olsun akan her damla kalpteki kiri alıp götürüyor ağlamayı güçsüzlük sanan bu neslin ise kalbi daha da kirleniyor gün geçtikçe
Geçici hisler için kalıcı izler bırakan her insan
Bir gün o izlerin içinde kaybolacak.
O gün geldiğinde,
o çok güçlü sandıkları sesleri duyamayacaklar çünkü onların sesi hiçbir zaman güçlü değildi sadece biz sessizdik
Ama bu sessizlikte bizim kendimize en büyük ihanetimizdır
Güç sahibi olmaya çalışıp sahipleri güç olanlar anlayacak ki esas güç adalettir İlahi adalet insanın kurduğu düzene benzemez gecikir ama eksik kalmaz sessizdir ama kör değildir
Biz bu çorak neslin gölgesinde kurumuş çiçekler olabiliriz.
Ama bu çiçekler kök saldı bir kere ve birazda ısrarcılar daha fazla susmaya niyetleri yok gibi
Ve o niyet
bu dünyanın en tehlikeli umududur.
Ve bu sessizliğin ihaneti bitecek
o sessiz çocuklar konuşacak.
Ama bu bir konuşma olmayacak.
Bu, yılların biriktirdiği bir hesaplaşma olacak.
Ve o gün geldiğinde…
kimse artık “iyiler kaybeder” diyemeyecek.
şimdi size sorarım susuz bu topraklarda su bekleyen çiçek mi olucaz yoksa yağmurun ta kendisi mi
Yorumlar
Kalan Karakter: