"Zor Günler Bitti, Şimdi Daha Zor Günler Başlıyor"
Kayserispor için bu sezon yaşanan küme düşüşü ani bir felaket değil, uzun süredir yaklaşan bir çöküşün son perdesiydi. Aslında ligde kalmak için önünde birçok fırsat vardı. Rakiplerinden birine kayyım atandı, bir diğerinin başkanı tutuklandı, futbolcuları dağıldı, kulüp içi krizler ayyuka çıktı. Böylesine kaotik bir tabloda Kayserispor’un biraz olsun istikrar yakalaması halinde ligde kalması belki de en kolay sezonlardan biri olabilirdi. Ama olmadı. Çünkü Kayserispor, kendi kaosunu bile yönetemedi.
Sezon boyunca sahada kimliği olmayan bir takım görüntüsü vardı. Ne savunma güven verdi ne hücum umut verdi. Ligin en çok gol yiyen takımı oldular; tam 62 gol. Yetmedi, hücumda da ligin en kötü ekiplerinden biri oldular. Kocaelispor 26 golle ligin en az atan takımıyken Kayserispor’un sadece 27 gol atabilmesi aslında her şeyi anlatıyor. Atamıyorsun, tutamıyorsun, oyuna hükmedemiyorsun… Peki nasıl ligde kalacaksın? Futbolda bazen kötü oynarsın ama direnirsin. Kayserispor’da ise sezon boyunca ne direnç vardı ne de reaksiyon.
İşin daha da endişe verici tarafı ise şimdi başlıyor. Olağanüstü seçimli genel kurul kararı alındı ama ortada net bir yol haritası yok. Başkan belirsiz, yönetim belirsiz, teknik direktör yok. Takımdaki futbolcuların geleceği ayrı bir soru işareti. Küme düşme sonrası sözleşmelerde fesih hakkı doğacak mı, oyuncular serbest kalacak mı, kim kalacak kim gidecek belli değil. Transfer tahtası zaten kapalı. Yani Kayserispor sadece Süper Lig’den düşmedi; kurumsal anlamda da ağır bir çıkmazın içine sürüklendi.
Aslında kulübün içine düştüğü yalnızlık, sezon bitmeden kendini göstermeye başlamıştı. Başkan Nurettin Açıkalın’ın iki hafta önce yaptığı “Lig’de kalsak da düşsek de gelecek sezon olmayacağım” açıklaması, kulüpteki kırılmanın en net işaretlerinden biriydi. Yıllardır Kayserispor denince ilk akla gelen isimlerden biri olan Baki Ersoy’un da Konyaspor maçı sırasında artık sadece taraftar olarak destek vereceğini açıklaması, şehirde futbol adına oluşan dağılma hissini daha da büyüttü.
Belki de sezonun en anlamlı karesi maçtan önce geldi. Memduh Büyükkılıç’ın protokol tribününde tek başına verdiği fotoğraf, aslında Kayserispor’un bugününü anlatan güçlü bir sembole dönüştü. Bir dönem şehrin tüm dinamiklerini etrafında toplayan kulüp, bugün yalnızlığın ve belirsizliğin ortasında kaldı. O fotoğraf sadece bir kare değildi; 11 yıllık Süper Lig hikâyesinin sessiz özeti gibiydi.
Şimdi Kayserispor’u çok daha sert bir süreç bekliyor. Çünkü görünen o ki zor günler bitti, asıl şimdi daha zor günler yeni başlıyor. Transfer tahtası kapalı, ekonomik tablo ağır, yönetim belirsiz ve camianın morali dipte. Süper Lig’den düşmek bazen yeniden yapılanmanın başlangıcı olabilir ama ortada bir plan yoksa düşüş yıllara yayılan daha büyük bir enkaza dönüşebilir. Kayserispor’un bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey transfer değil; akıl, birlik ve gerçekçi bir yeniden yapılanma planı.
Yorumlar
Kalan Karakter: