Bir kadın bedeninin içinde yeni bir hayat büyürken, o bedenin en çok neye ihtiyacı vardır? Daha fazla dinlenmeye mi, daha fazla harekete mi, yoksa sadece bilinçli bir nefese mi? Hamile yogası, bu soruların cevabını tek bir yerde buluşturarak anne adayına hem fiziksel hem de zihinsel bir denge sunar.
Anne adayları bilir; gebelik süreci başladığı andan itibaren fiziksel, zihinsel ve ruhsal denge noktası her geçen gün değişir. Bir yandan değişen hormonların etkisiyle duygusal gelgitler yaşanır, bir yandan da değişen bedene uyum sağlama çabası başlar. Bazen hareket etmeye, bazen durup dinlenmeye ihtiyaç duyulur. Ama belki de en çok ihtiyaç duyulan şey, “Her şey yolunda ve ben yanındayım” diyen bir sestir. Olduğu haliyle yeterli olduğunu duymaya, belki de en çok bu dönemde ihtiyaç vardır.
Tam da bu noktada yoga, nazik ama güçlü bir rehberlik sunar. Çünkü yogada performans yoktur; farkındalık ve hissetmek önemlidir. Eğitmeniniz size tekrar sayıları vermez, nefesinizi takip etmenizi ister. Tıpkı annelik serüveninde olacağı gibi… Konfor alanından biraz çıkmanızı bekler ama dinlenmeye de her zaman hakkınız vardır.
Her gün yeniden, bedeninizin değişen dengesiyle birlikte ruhsal dengenizi de bulursunuz. Beden esnedikçe ruh da esner. Zihindeki kaygılar, yerini daha sakin bir kabullenişe bırakır. Nefes derinleştikçe güven duygusu artar. Anne adayı, yalnızca bebeğiyle değil, kendisiyle de bağ kurmaya başlar.
Yazımı bu dönemde bana sıkça sorulan bir soruyla bitirmek istiyorum:“Bunu tek başıma yapabilir miyim?”
Umarım yapmazsınız…Umarım destek almanız mümkünken hiçbir şeyi tek başınıza sırtlanmaya kalkmazsınız.
Bu yolculukta paylaşmak, desteklenmek ve birlikte nefes almak hem bedeni hem kalbi güçlendirir. Çünkü bazen en büyük rahatlama, birinin sizinle aynı ritimde nefes aldığını hissetmektir.
Işık olsun
Namaste
Yorumlar
Kalan Karakter: