Zihnimizin bedenimizi etkilediğini bilmek için bilimsel bir makale okumaya gerek yok. Çoğumuz bunu hayatın içinde defalarca deneyimleriz. Sevdiğiniz bir yemeği düşünün; daha tabağı görmeden ağzınız sulanır. Ya da bir topluluk önünde konuşma sırası size geldiğinde, midenizde beliren o tanıdık kelebekleri hatırlayın. İşte zihin ve beden arasındaki görünmez ama güçlü bağ tam olarak budur.
Stresli olduğumuzda omuzlarımız farkında olmadan kasılır. Zorlandığımız anlarda nefesimizi tutarız. Öfkeli ya da kaygılı birine çoğu zaman “Derin bir nefes al” dememiz boşuna değildir. Bu cümle, zihin–beden bağlantısını içgüdüsel olarak kabul ettiğimizin en sade ifadesidir.
Bu ilişkinin bilimsel tarafı da uzun zamandır araştırılmaktadır. Harvard Tıp Fakültesi Zihin-Beden Tıp Enstitüsü’nde Dr. Herbert Benson ve ekibi, Transandantal Meditasyon’dan esinlenerek geliştirilen ve mistik yanları sadeleştirilmiş bir yöntem olan “Rahatlama Tepkisi”ni öğretmektedir. Yapılan çok sayıda çalışma, zihni sakinleştirdiğimizde bedenin de buna eşlik ettiğini göstermektedir. Kalp atış hızının yavaşlaması, solunumun derinleşmesi, kan basıncının ve stres hormonu seviyelerinin düşmesi bu tepkilerden yalnızca birkaçıdır. Migren, yüksek tansiyon ve hatta kısırlık gibi pek çok rahatsızlıkta da olumlu etkiler gözlemlenmiştir.
Ancak çoğu zaman gözden kaçırdığımız önemli bir nokta vardır: Bu ilişki tek yönlü değildir. Yani yalnızca zihin bedeni etkilemez; beden de zihni şekillendirir. Bedenden “her şey yolunda” mesajını alan zihin, buna uygun bir ruh hâline geçmeye başlar.
Yeni Zelanda’daki Auckland Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma bu durumu çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır. Araştırmaya göre dik durmak, depresif duygu durumunu azaltmada etkilidir. Çalışmanın yürütücülerinden Profesör Elizabeth Broadbent, bu etkiyi şu sözlerle açıklar: “Dik oturmak ve yürümek, korkularımızdan sıyrılmamıza yardımcı olur. Güvenimizi yeniden kazanmamızı sağlar ve daha mantıklı, daha olumlu düşünmemize katkıda bulunur.”
Tüm bu veriler bize şunu söylüyor: Beden ve zihin birbirine sürekli bir şeyler öğretir. Bu karşılıklı etkileşim ise iyi hissetmenin iki anahtarını önümüze koyar: meditasyon ve bedensel pratikler.
Bedenle kurduğumuz ilişkiyi yumuşattığımızda, zihnin de buna eşlik ettiğini fark ederiz. Aşağıdaki bağlantıda, bedeni gevşetmeye yardımcı olabilecek bir uygulama videosu bulabilirsiniz.
Meditasyonu haftaya yazacağım.
Şifa olsun.
Namaste.
Yorumlar
Kalan Karakter: