(Dünya Satranç Tahtasında Çin Gölgesi..)
Dünya bazen bir harita değildir.
Tahtanın üzerinde ülkeler vardır.
Taşlar vardır.
Kimi vezir, kimi kale, kimi piyon…
Ama asıl mesele taşların hareketi değil,
oyunu kimin kurduğudur...
Bugün herkes Orta Doğu’yu konuşuyor.
Bombaları konuşuyor.
İran’ı konuşuyor.
İsrail’i konuşuyor.
Ama büyük savaşlar çoğu zaman gürültüyle değil, stratejiyle yürür...
Çünkü gerçek savaş bazen toprağın üzerinde değil,
enerji hatlarında, ticaret yollarında ve ekonomik damarların içinde yapılır.
YÜKSELEN GÜÇ SENDROMU
Dünya tarihine baktığımızda bir kural neredeyse hiç değişmez.
Yükselen bir güç, mevcut güce yaklaşırsa
dünya huzursuzlaşır.
Bu fikir uluslararası ilişkilerde sıkça tartışılır ve özellikle yatırımcı ve düşünür
Ray Dalio
tarafından da güçlü şekilde dile getirilmiştir...
Tarih bunun örnekleriyle doludur.
Almanya yükseldiğinde karşısında
United Kingdom
vardı ve dünya
World War I
ile sarsıldı.
Pasifik’te güçlenen
Japon
karşısında
United States
vardı ve sonuç
World War II
oldu...
Sonra dünya iki kutba ayrıldı:
United States
ve
Soviet Union
Ve insanlık onlarca yıl süren
Cold War
gölgesinde yaşadı.
Bugün ise sahnede yeni bir aktör var:
Çin
Dünya üretiminin yaklaşık üçte birine yaklaşan bir ekonomik makine…
Dev fabrikalar, limanlar, tren hatları, teknoloji merkezleri…
Ama her devin bir zayıf noktası vardır...
DEV MOTOR VE YAKIT HORTUMLARI
Bir an için dünyayı dev bir makine olarak düşünnün.
O makinenin en büyük motoru Çin olsun.
Çalışıyor.
Üretiyor.
Dünyayı besliyor.
Ama o motorun yakıtı başka ülkelerden geliyor.
Petrol
Ve petrolün yolu birkaç ülkeden geçiyor:
Venezuela
Iran
Russia
Saudi Arabistan
Enerji, modern çağın kan dolaşımıdır...
Bir ülkenin damarlarını keserseniz
ordusuyla savaşmanıza bile gerek kalmaz...
YENİ İPEK YOLU
Ama mesele sadece petrol değildir.
Çin
daha büyük bir hayal kuruyordu.
Adı:
Belt and Road Initiative
Modern İpek Yolu…
Asya’dan Avrupa’ya uzanan demiryolları, limanlar ve ticaret ağları…
Çünkü ticaret yollarını kontrol edenler
dünya ekonomisini şekillendirir.
Ve Avrupa yavaş yavaş Çin’le daha fazla ticaret yapmaya başlamıştı.
Örneğin
Almanya
için Çin en büyük ticaret ortaklarından biri haline geldi.
Bu durum
United States
için yeni bir stratejik kaygı oluşturdu...
SATRANCIN YENİ HAMLESİ
Jeopolitik bazen çok karmaşık görünür.
Ama bazen de bir satranç hamlesi kadar basittir.
Bir oyuncu rakibini doğrudan devirmeye çalışmaz.
Önce çevresini daraltır.
Müttefiklerini zayıflatır.
Ticaret yollarını keser.
Enerji hatlarını zorlar.
Rakip ringe çıktığında zaten yorgundur...
TEKNOLOJİNİN ANAHTARI
Ama bütün bu büyük oyunun içinde başka bir kilit nokta daha var.
Küçük bir ada…
Taivan
Dünyanın en gelişmiş yarı iletkenlerinin büyük bölümü burada üretiliyor.
Modern dünyanın görünmez kalbi olan çipler…
Telefonlardan otomobillere, savunma sistemlerinden yapay zekâya kadar her yerde...
Bu yüzden Taivan sadece bir ada değildir.
yüzyılın teknolojik kapısıdır...
ŞİİRSEL NİHAYET
Dünya bazen bir harita değildir dostlar.
Bazen bir şiirdir.
Kelimeleri petrol olan,
cümleleri ticaret yolları olan,
noktaları savaşlarla konulan bir şiir…
Haritalar değişir.
İttifaklar değişir.
Ekonomiler büyür, küçülür.
Ama insanlığın kadim gerçeği değişmez:
Güç yükselir.
Güç korkar.
Güç kendini korumaya çalışır.
Ve bazen savaşlar
bombalarla değil,
boru hatlarıyla başlar.
Dünya satranç tahtasında taşlar hareket ediyor.
Kimisi bunu savaş sanıyor.
Ama belki de gördüğümüz şey sadece şudur:
Büyük oyunun
henüz açılış hamleleridir…
Olayı iyi okumak gerekir.
Yorumlar
Kalan Karakter: