Ramazan ayı, yalnızca oruç tutulan bir zaman dilimi değildir. Aynı zamanda kalplerin yumuşadığı, kırgınlıkların azaldığı, insanların aynı sofrada buluşarak birbirini daha iyi anlamaya çalıştığı bir iklimdir. Belki de tam bu nedenle Ramazan sofraları, sadece yemek yenilen masalar değil; toplumsal barışın, dayanışmanın ve diyaloğun en güçlü sembollerinden biridir.
Kayseri’de geçtiğimiz günlerde Saadet Partisi İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Adalet Sofrası” iftar programı işte tam da bu anlamı taşıyan önemli bir buluşmaya sahne oldu. Farklı siyasi görüşlerden isimlerin aynı sofrada bir araya gelmesi, aslında siyasetin özünde olması gereken tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi.
Bugün Türkiye’de siyaset çoğu zaman sert söylemler, kutuplaşma ve karşılıklı eleştiriler üzerinden ilerliyor. Oysa toplumun beklentisi çok daha farklı. İnsanlar kavga eden değil konuşabilen, birbirini ötekileştiren değil dinleyebilen bir siyaset görmek istiyor.
Saadet Partisi’nin Kayseri’de kurduğu “Adalet Sofrası” tam da bu noktada anlamlı bir mesaj verdi. Aynı şehirde yaşayan, aynı toplumun sorunlarını paylaşan siyasi aktörlerin aynı sofrada buluşması; aslında siyasetin rekabetten önce bir sorumluluk olduğunu hatırlatan önemli bir adımdı.
Elbette siyasi partiler farklı görüşlere sahiptir. Programları farklıdır, hedefleri farklıdır, eleştirileri farklıdır. Ancak ortak bir gerçek var: Hepimiz aynı ülkenin insanlarıyız ve aynı geleceği paylaşıyoruz. Bu nedenle diyaloğun kapısını açık tutmak, siyasetin kalitesini yükseltmenin en önemli yollarından biridir.
Saadet Partisi’nin attığı bu adımın değeri de burada yatıyor. Çünkü bu buluşma yalnızca bir iftar programı değil; aynı zamanda Türkiye’de siyasetin daha olgun, daha saygılı ve daha yapıcı bir zemine taşınabileceğinin küçük ama anlamlı bir örneğiydi.
Bugün belki en çok ihtiyacımız olan şey de tam olarak budur: Konuşabilmek. Aynı masada oturabilmek. Farklı düşünsek bile birbirimizi dinleyebilmek.
Bu nedenle Kayseri’de kurulan “Adalet Sofrası”nı yalnızca bir organizasyon olarak görmek eksik olur. Bu buluşma, siyasete dair özlediğimiz bir fotoğrafın yeniden hatırlatılmasıdır.
Dileğim odur ki bu tablo yalnızca bir şehirde, yalnızca bir akşamda kalmaz. Türkiye’nin dört bir yanında benzer buluşmalar çoğalır. Çünkü siyaset, ayrıştırmanın değil birleştirmenin aracı olduğunda anlam kazanır.
Saadet Partisi bu konuda önemli bir adım attı. Şimdi aynı olgunluğu ve aynı diyaloğu diğer siyasi partilerden de görmek gerekiyor. Eğer gerçekten güçlü bir toplum istiyorsak, farklı düşüncelerin aynı masada konuşabildiği bir siyaset kültürünü büyütmek zorundayız.
Kayseri’de kurulan o iftar sofrası belki birkaç saat sürdü. Ama verdiği mesaj çok daha uzun süre hatırlanacak türden.
Çünkü bazen bir masa, bir şehirden daha büyük bir anlam taşıyabilir.
Kalın Sağlıcakla...
Yorumlar
Kalan Karakter: