Kayseri Şeker Fabrikası’nda bir dönem kapandı. Hurşit Dede artık yönetim kurulu başkanı değil.
Ancak asıl mesele görevden alınmış olması değil. Asıl mesele şu: Bu noktaya gelinirken yaşananların sorumluluğu kime ait?
Yıllardır yazıyorum.
Yıllardır soruyorum.
Yıllardır “Kayseri Şeker neden borç batağına sürüklendi?” diyorum.
Ve bugün ortaya çıkan tablo, sadece yıllardır söylediklerimizin doğruluğunu gösteriyor.
Sorumluluktan Kaçış Yok.
Hüseyin Akay Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanıydı. Hurşit Dede ise Kayseri Şeker Yönetim Kurulu Başkanıydı. Kayseri Şeker’in bugün içinde bulunduğu borç batağı, yılların yanlış yönetimlerinin sonucudur.
Ve bu süreçte alınan her kararın, atılan her imzanın sorumluluğu yönetim kurulundadır. O kurulun başında oturan isim ise Hurşit Dede’ydi. Şimdi Sormak Zamanı.
Sayın Hurşit Dede, yıllardır yapılan yanlışların sorumluluğu tamamen sizde değil mi? Alınan borç kararlarında imzanız yok muydu? Yatırım ve harcama kararlarında sorumluluğunuz yok muydu?
Kurul toplantılarında bu gidişata hiç mi itiraz etmediniz? Eğer ettiyseniz, neden kamuoyuna açıklamadınız?
Bugün kulislerde “ben bunun hesabını sorarım” sözleri dolaşıyor.
Peki, hangi hesabı soracaksınız?
Yıllardır içinde bulunduğunuz yönetimin mi?
Altında imzanız olan kararların mı? Bir kurum borç batağına sürüklendiyse, o kurumun yönetim kurulu başkanı sorumluluktan kaçamaz. Kayseri Şeker’in mali tablosu tek bir kişinin eseri değildir. Ama yönetim kurulunun başında yıllarca siz oturduysanız, bu tabloya doğrudan katkınız vardır.
Yıllarca aynı masada oturup, aynı kararlara imza atıp, aynı sürecin parçası oldunuz. Şimdi “ben dışarıdaydım” diyemezsiniz. Şeffaflık Zamanı... Eğer içeride yanlış kararlar alındıysa, bunları en iyi bilen isim sizsiniz. O halde kamuoyu adına soruyorum: Hangi kararları doğru bulmadınız? Hangi borçlanmalara karşı çıktınız? Hangi projelerde risk uyarısı yaptınız? Hangi yanlışlara “hayır” dediniz? Eğer bunları yapmadıysanız, bu sürecin sorumluluğunu kabul etmek zorundasınız. Kayseri Şeker Fabrikası bugün zor bir dönemden geçiyorsa, bu bir kişinin değil, yönetimin sonucudur. Ve o yönetimin en üst koltuğunda yıllarca Hurşit Dede oturdu. Görevden alınmış olmak, geçmişin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Soru nettir: Bu borç tablosunda sizin imzanız yok mu, Sayın Hurşit Dede? Varsa, hesap sormadan önce hesap vermek gerekmez mi?
Kayseri Şeker’in üreticisi, çalışanı ve şehri artık fısıltılarla değil, açık gerçeklerle yanıt bekliyor.
Kalın sağlıcakla...
Yorumlar
Kalan Karakter: